ISSN: 1302-2636 | E-ISSN: 2757-668X
Journal of Design+Theory - Tasarım Kuram: 12 (22)
Volume: 12  Issue: 22 - 2016
EDITORIAL
1.Editorial
Ahmet Zeki Turan
Pages I - III

INVITED ARTICLE
2.Epistemological gaps in studying design, design ability and the phenomenology of architecture, Neuroanatomical basis –mind and body– of the design cognition and action
Ufuk Doğrusöz
doi: 10.23835/tasarimkuram.560649  Pages 1 - 20
Abstract | Full Text PDF

RESEARCH
3.Adana’da Birinci Ulusal Mimarlık Dönemi'ne Ait Bir Yapı Örneği; Adana Tren Garı
Ayşe Durukan Kopuz
doi: 10.23835/tasarimkuram.542859  Pages 21 - 33
19. yüzyılda tüm dünyada etkili olan endüstrileşme ve modernleşme hareketleri, İngiltere’de demiryollarının inşa edilmesiyle daha yaygın bir hale gelmiştir. Osmanlı İmparatorluğu ve genç Türkiye Cumhuriyeti’nde de 19. yy.’da inşa edilen demiryollarının büyük bir çoğunluğu İngiltere, Almanya, Fransa ve Rusya gibi yabancı yatırımcılar tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu farklı yatırıcımlar tarafından yapılan Anadolu demiryolu hattı ve yapıları da bu yüzden çeşitlilik göstermektedir. Bu makalede, 19. yy. başında Anadolu demiryolu hattı üzerinde yer alan Adana tren istasyonu yapıları tespit edilerek, mimarlık tarihi kavramı ışığında incelenmekte ve Adana kentinde yaşayan ve dışarıdan ziyarete gelen insanların belleğinde yer eden mimari yapıların en dikkat çekicilerinden biri olan istasyon bir yerleşke olarak değerlendirilmektedir. Adana Tren istasyonu; garı (yolcu salonu), sosyal tesisleri, lojmanları ve bakım-onarım binalarından oluşmaktadır. Türkiye’de ana demiryolu istasyonları genellikle kent için önemli bir odak noktası olma özelliğindedir. Adana’nın kuzey demiryolu istasyonu ve binaları da kentin önemli odak noktası olma özelliğini taşımaktadır. Bugün “Sular Meydanı”nın kuzey cephesini oluşturan yapı grubu, görsel olarak da oldukça etkileyici bir şekilde, kente mimari bir anlam/ifade katmaktadır.
Industrialization and modernization movements affecting the whole world, has become more common with the construction of railways in the UK in 19th century. The railways that were constructed in the Ottoman Empire and the early years of Republic of Turkey in 19th century, were also held by foreign investors from England, Germany, France and Russia. Anatolian railway and buildings shows a diversity by these variable investors. This article focuses on the buildings of Adana railway station which is on the Anatolian railway line in the 19th century on the light of the architectural history. Railway station covers;
station (concourse), social facilities, housing and maintenance building. The main railway station in Turkey generally is characterized as an important focal point for the city. North railway station and the building of Adana also carries the distinction of being the major focus of the city. Today it makes an architectural urban sense by constituting the northern front assembly as "Sular Meydanı".

4.Bina Yapım Sürecinin Çevresel Performans İlkeleriyle Planlanması
Buket Metin
doi: 10.23835/tasarimkuram.315696  Pages 35 - 54
Yapım süreci, binanın çevre üzerindeki olumsuz etkilerinin ortaya çıkmaya başladığı ilk bina yaşam döngüsü aşamasıdır. Bu nedenle, tasarım ve yapım planlama aşamalarında yapım sürecinin çevresel etkilerinin analiz edilmesi ve azaltılması için gerekli önlemlerin alınması büyük önem taşımaktadır. Ancak, yapım planlamanın temel ölçütleri olan süre, maliyet ve kalite ölçütlerine çevresel ölçütlerin de eklendiği yeni planlama modellerinin geliştirilmesi ve uygulanması, inşaat sektörü için zorlu bir inovasyon süreci gerektirmektedir. Bu yüzden, sürecin çevresel kaygılarla planlanması için gerekli olan temel ilkelerin ortaya konması ve Türk inşaat sektörü paydaşlarının bu konuda bilgilendirilmesi, bu yönde yapılacak çalışmaların ilk adımı olacaktır. Bu çalışmada, bina yapım sürecinin çevresel yönetimi için kullanılabilecek çevresel performans ilkeleri, yapım sürecinin girdilerini oluşturan yapım teknolojisi bileşenleri ile sürecin çevresel etkileri arasındaki ilişkiler ışığında ortaya konmuştur. İlk olarak, yapım teknolojisi bileşenleri olan bilgi, araçlar ve yöntemlere ilişkin seçenekler tanımlanmıştır. İkinci aşamada, yapım süreci çevresel performans ölçütleri kaynaklar, ekosistem kalitesi ve insan sağlığı konuları çerçevesinde belirlenmiştir. Daha sonra yapım teknolojileri bileşenleri ile çevresel performans ölçütleri arasındaki ilişkiler ortaya konmuştur. Son olarak bu ilişkiler temelinde yapım sürecinin çevresel performansının planlanmasında kullanılabilecek temel ilkeler arazinin korunumu, yapım işlerinin kontrolü, sağlık ve güvenlik önlemleri, yapım atıkları yönetimi ve paydaşların eğitimi olarak belirlenmiştir.
Environmental impacts of buildings initially arise with the construction process. Therefore, analyzing environmental impacts of building construction processes during design and construction planning phases is crucial to be able to take necessary measures. The development and employment of new construction planning models, which also considers environmental consequences in addition to cost, duration and quality criteria, require a difficult innovation process. Hence, defining basic principles for the environmental planning of the construction process and raise awareness within stakeholders of the Turkish construction industry to this subject is an important initiative. In this study, environmental performance principles for environmental management of building construction process are presented in consideration of the relationships between construction technology options and environmental impacts of the process. Firstly, construction technology components, which are information tools and methods, are classified. Then, environmental performance parameters of building construction process are defined within the scope of resources, ecosystem quality and human health issues. Finally, the relationships between construction technology components and environmental performance parameters are analyzed and environmental principles for construction planning are set forth as the preservation of site, controlling construction activities, health and
security precautions, construction waste management and training of stakeholders.

5.Lise Öğrencilerine Tasarım Eğitimi Üzerine Farkındalık Kazandırmak İçin Bir Öneri: Tasarım Kampı
Serkan Bayraktaroğlu, Selin Üst, Çınar Narter
doi: 10.23835/tasarimkuram.560648  Pages 55 - 68
Bu çalışma, Türkiye’nin pek çok kentindeki liselerden gelen öğrencilerin tasarım eğitimini ilk kez deneyimledikleri üniversite birinci sınıf yarıyıl sonunda karşılaştıkları güçlüklere dikkat çekmektedir. Makale tasarım alanında eğitim görecek öğrencilerin yükseköğrenime adaptasyon sürecini incelemektedir. Kadir Has Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi 1. Sınıf öğrencilerinin desteği ile yapılan araştırma kapsamında; Endüstri Ürünleri Tasarımı, İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı ve Mimarlık bölümlerine kayıtlı 56 öğrenciye uygulanan anketler değerlendirilerek ezbere dayalı, tek çözümlü, öğretmen
merkezli lise eğitiminden, sıra dışı düşünme gerektiren, sonsuz çözüme dayalı, öğrenci merkezli tasarım eğitimine geçişte yaşanan süreç sorgulanmıştır. Ankete katılan öğrencilerin yaratıcı düşünme, sorun çözümleme, çözümü sürekli geliştirme, düşündüğünü çizim yoluyla aktarma aşamalarında güçlük çektiği göze çarpmaktadır. Bu becerilerin bir kısmı üniversite eğitimi sırasına aşılanabilse de tasarım farkındalığının yükseköğrenim öncesinde kazanılması, adaptasyon sürecinde kritik önem taşımaktadır. Bu noktada, üniversite öncesi eğitimin yaratıcılığı destekleme odağında yeniden ele alınması gibi köklü çözümlerin yanında, tasarım yüksek eğitimi veren kurumların özellikle lise öğrencilerinin tasarım pratiği ile ilgili farkındalıklarını arttırmak üzerine çalışmalar yapması olumlu sonuçlar verebilir. Bu farkındalık arttırma aktiviteleri; meslek tanıtım günleri, fakülte bilgilendirme dersleri, akademisyenler ile görüşmeler şeklinde gerçekleşirken, makale deneyimsel öğrenme kuramı doğrultusunda tasarlanmış bir atölye çalışması olan Tasarım Kampı’nı bir öneri olarak sunmaktadır. Lise öğrencilerine yönelik planlanmış olan kamp, öğrencilerin mesleki eğilim ve yönelimlerini belirlemelerine ışık tutmak, kariyerlerinde daha isabetli kararlar alarak kendilerine uygun meslekleri seçmelerine yardımcı olmak amacıyla
planlanmıştır. Makalede, tasarım kampının öğrencilerin tasarım ve tasarım eğitimi kavramlarını deneyimlemeleri açısından önemi tartışılmaktadır.
This study focuses on adaptation process and difficulties that freshmen design students have during their first year at design education. Based on a survey responses of 56 first year design students from Interior Architecture and Environmental Design, Industrial Design and Architecture departments of Kadir Has University Faculty of Art and Design; the article claims that students have difficulties in the process of transition from high school education, which is based on memorization, teacher centred activities, single solution oriented questions and targeted at the university exam; towards a design education requires creativity, multiple solutions, student led
projects. The survey indicates that participated students have difficulties on creative thinking, problem solving, iterating new solutions and expressing their ideas through drawings. At this point, the article proposes an experience based learning module instead of conventional presentations of design professions. Such an education module targeting high school students would ease their adaptation to a design curriculum.The study, examines the process of the Design Camp, using experiential learning theory and proposes Design Camp activity as an encouraging experience for high school students in order to understand the notion of design and design education.

6.Konut Tasarımında Esnekliğin Farklı Konut Tipolojileri Üzerinden Tartışılması
Esin Hasgül, Ahsen Özsoy
doi: 10.23835/tasarimkuram.560642  Pages 69 - 79
Üretim ve tüketimin giderek hızlandığı günümüz dünyasında, zaman kavramının daha etkin bir ögeye dönüştüğü görülmektedir. Bu kavram kişilerde ve mekanlarda değişime yol açmakta, değişim de gereksinim, aktivite ve tercihleri yeniden sorgulamaya götürmektedir. Konut mekanları kullanıcının birebir etkileşim içinde olduğu, uzun süreli kullanım, aidiyet, kendileme gibi unsurları içeren ve temel gereksinimlerin karşılandığı mekanlar olduğundan kullanıcının ve mekanın değişiminin irdelenmesi önem kazanmaktadır. Günümüzde zaman kavramı kullanıma ilişkin hızlı bir değişime yol açarken, üretilen mekanların tek tipleşme durumu kullanıcı ile konut mekanı arasında uyumsuzluklara sebep olmaktadır. Statiklikten uzak, değişmeye doğru kesintisiz yön çevirmiş çevresel veriler, mimarlık ortamında kullanıcı-mekan arasındaki diyalektiğin yeniden tartışma gündemine getirilmesine yol açmaktadır. Çalışma kapsamında kullanıcı-mekan etkileşimi araştırılırken, konut mekan tasarımının analizi tip ve zaman faktörleri üzerinden ele alınmıştır. Bu doğrultuda üretilen konut mekanlarının tipolojik özelliklerine bağlı olarak konut tasarımında esneklik ve zaman kavramları tartışmaya açılmaktadır. Mekanın tipolojik özelliklerinin mekânsal çözümlerdeki olumlu-olumsuz etkilerinin ve bu doğrultuda oluşan mekanların statikliğe mi,yoksa dinamikliğe mi evrildiğinin esneklik üzerinden okunması hedeflenmektedir. Çalışmada esneklik teması ile tasarlanan 10 adet projenin geliştirilen ‘Esneklik Bileşenleri Matrisi’ üzerinden analiz ve değerlendirilmesi yapılmaktadır.

7.The Projectıons Of The Post-1980 Transformatıon At The Shores Of Antalya
Zeynep Esengil, Hüseyin Kahvecioğlu
doi: 10.23835/tasarimkuram.553528  Pages 80 - 98
Toplumsal, politik, ideolojik ve ekonomikalanda çarpıcı kopuşların başlangıcını temsileden 1980 dönemi ve sonrasında yaşanangelişmeler, hem insanların yaşamında, hem debu yaşamların karşılıkları olan kent mekânındaçok boyutlu dönüşümleri beraberinde getirmiştir.Küresel boyutta yaşanan gelişmelerintoplum ve mekân üzerinde yarattığı değişimve dönüşümleri metropollerin yanı sıra ortaölçekli kentler üzerinden araştıran çalışmalarınsayısı azdır. Bu düşünceler ışığında“Küresel süreçlere ve kapitalist ekonomik sistemindayatmalarına farklı yerellikler nasıltepkiler göstermekte ve insan/sokak ölçeğindekikültürel, ekonomik, toplumsal etkileşimlernasıl kentsel mekânsallaşmalar yaratmaktadır?”sorusunu yanıtlamak üzere yola çıkılmıştır.Bu doğrultuda, derinlemesine incelemeküzere, 1980 dönemiyle birlikte yereldinamikleri çerçevesinde ulusal sistemdenbağımsız olarak küresel ağa eklemlenmiş, içdinamikleri çerçevesinde kentleşme sürecinibelirlemiş Antalya kentinde Lara Kıyı Bandıseçilmiştir. Bilgiye ulaşmak üzere Lara KıyıBandı'nın dönüşümüne tanık olmuş kişilerlederinlemesine görüşme yapılmış, arşiv araştırmasıyapılarak görüşmelerde elde edilen bilgilerdesteklenmiştir.
The developments during andafter 1980, which represents the starting of drastic breaks in all areas ofsocial, political, ideological and economic life, have brought togethermulti-dimensional transformations both in the lives of people and also the urbanspace that is the counterpart in social life. The number of studies that haveresearched the changes and transformations caused by the developments at globalscale on society and space is quite few not only for metropolitans but also formedium scale cities. In the light of all these thoughts, the study wasinitiated to answer the question “How do the different localities react againstthe impositions of the global processes and capitalist economic systems and howdo the social, cultural and economic interactions create urbanspatializations?” Accordingly, the Lara Shore Line that is located in theprovince Antalya was selected as the city determined its urbanization processin line with the internal dynamics articulated into the global networkindependent of the national system within the frame of local dynamics startingfrom 1980. In-depth interviews were made with persons that witnessed thetransformation of the Lara Shore Line in order to obtain data and theinformation obtained during the interviews was supported with archive research.

LookUs & Online Makale