Arkeolojik Alanların Korunmasında Paydaş Olarak Çocuklar: Mersin Yumuktepe Höyüğü Örneği
Arkeolojik Alanların Korunmasında Paydaş Olarak Çocuklar: Mersin Yumuktepe Höyüğü Örneği
DOI:
https://doi.org/10.23835/tasarimkuram.563068Anahtar Kelimeler:
Kentsel ve Kırsal Arkeolojik Alanlar- Koruma Farkındalık Çalışmaları- Kültür Turizmi ve Farkındalık- Yumuktepe HöyüğüÖzet
Kentsel ve kırsal arkeolojik alanlarda korumanın sürdürülebilirliğin sağlanmasında toplumun eğitim, bilinç ve farkındalık düzeyi büyük önem taşımaktadır. Yaşamın devam ettiği kentsel ve kırsal alanlarda yerel halk, arkeolojik alanların korunmasında ve korumanın kamu yararı çerçevesinde yarar sağlamada doğrudan paydaşlar haline gelmektedir; bu paydaş grubu içinde geleceğin temsilcisi çocuklar belki de en önemli yeri teşkil etmektedir. Ülkemizde koruma alanında ilk yasal düzenlemeler arkeolojik alanların korunması kapsamında olmuş ve zaman içinde mevzuat gelişmiş olmakla birlikte, mevcut durumda kişilerin yaptığı tahribatlar göz önüne alındığında, arkeolojik alanların korunmasının ülkemizde halen toplumsal davranış biçiminin bir parçası haline gelemediği söylenebilir. Arkeolojik alanların korunmasının toplumsal bir davranış biçimine dönüşebilmesi için koruma kültürünün çocukluktan itibaren kişilere kazandırılması ve benimsetilmesi gerekmektedir. Bu çalışmanın amacı “Yumuktepe ve Çevresi Koruma, Sunum ve Turizm Altyapısını Geliştirme Projesi” kapsamında iki okulda düzenlenen farkındalık etkinliklerinin yöntem ve sonuçlarını, farkındalık çalışmalarının ortaokul düzeyinde yaygınlaştırılmasının ulusal bir strateji olarak geliştirilmesi hedefi doğrultusunda, benzer çalışmalara katkı sağlamak amacıyla paylaşmaktır. Bu çerçevede birinci bölümde arkeolojik alan koruma kavramının toplumsal davranış biçimi ve yasal düzenlemeler ilişkisi içinde uluslararası ve ulusal ölçekte gelişimi özetlenmiştir; ikinci bölümde eğitim-farkındalık ilişkisinde koruma farkındalığının yeri açıklanmıştır; üçüncü bölümde Yumuktepe Höyüğü üzerine farkındalık oluşturma çalışmalarının kurgusu ve sonuç değerlendirmeleri aktarılmıştır. Son bölümde ise düzenlenen etkinliklerin öğrenciler üzerinde olumlu etkileri üzerinden benzer çalışmaların ortaokul düzeyinde yaygınlaştırılması önerisi geliştirilmiştir









