Soyutlama Kavramının Mekân Tasarımı Eğitimine Yansıtılmasının Önemi: 20. Yüzyıl Soyut Resim Sanatı ve F. L. Wright’ın Yapıları Üzerinden Bir İnceleme
Soyutlama Kavramının Mekân Tasarımı Eğitimine Yansıtılmasının Önemi
DOI:
https://doi.org/10.14744/tasarimkuram.2019.88700Anahtar Kelimeler:
Soyutlama- F. L. Wright- resim- mekân tasarımıÖzet
21. yüzyılda teknoloji, tıp, siyaset ve benzeri alanlarda olduğu gibi yapı sektörü de sürekli gelişim ve değişim içerisindedir. Bu gelişim ve değişime bağlı olarak günümüz mekân tasarımlarının sadece işlevsel gereksinimleri karşılaması yeterli olmamaktadır. Mekânlar ve kullanıcıları arasında iletişimin kurulması, mekânların özgün, yaratıcı, estetik değerler barındırması gün geçtikçe önem kazanmaktadır. Bu noktada tasarımcıların, kullanıcı ve mekân arasındaki ilişkinin özüne inmeleri ve soyut düşünme yetisi kazanmaları etkin rol oynamaktadır. Tasarım süreci, kişinin zihninde oluşan, problemin çözümüne ilişkin oluşan ilk düşünceyle başlamaktadır. Üniversite öncesi eğitim hayatlarında soyut biçimde düşünmeye alışık olmayan öğrencilerin, zihinde oluşan bu ham düşünceyi nitelikli şekilde yorumlayamadan, mekânın sadece duvar, çatı, kapı, pencere gibi elemanlardan oluştuğunu düşünmeleri sıklıkla karşılaşılan bir durumdur. Öte yandan mekân oluşumu için bu elemanların olması, sınırların net biçimde çizilmesi şart değildir. Gerekliliklerin sağlandığı her türlü boşluk bir mekân oluşturabilmektedir. Soyutlama, mekân tasarımlarının biçimlenmesini sağlayan düşüncelerin, kendi içlerinde ve birbirleriyle olan ilişkilerini kavramak için kullanılan bir yöntemdir. Bu bağlamda, mekân tasarımı eğitimi sürecinde üzerinde durulması gereken önemli bir konudur. Çalışmada soyutlama kavramı, mimarlıkla benzer özellikler taşıması nedeniyle 20. yüzyıl soyut resim sanatı ve 20. yüzyıl mimarisine önemli yapılar kazandırmış, Mimar Frank Lloyd Wright’ın mekân anlayışı ve yapıları üzerinden ele alınacaktır.









