Paylaşımlı Ofislerde Kontrol Konusunda Kullanıcıların Memnuniyet Analizi
Analyzing the Satisfaction of Coworking Space Users in Terms of Control
DOI:
https://doi.org/10.59215/tasarimkuram.dtj436Anahtar Kelimeler:
Paylaşımlı Ofis- Kullanıcı Memnuniyeti- Kontrol- Paylaşımlı Ofis TasarımıÖzet
Gelişmekte olan teknoloji ile yaşanan dönüşümler, yaşam tarzı değişiklikleri ve çalışma alışkanlıklarının evrilmesi ile ofis iç mekânları da değişiklik göstermiştir. İnsan odaklı olarak ortaya çıkan bu gelişmelerde esnek çalışma alanları önem kazanmış, home-ofis ve uzaktan çalışma kavramlarının çalışanlar üzerindeki olumsuz etkileri gözlemlenmiş ve paylaşımlı ofisler (coworking offices) 1995 yılından itibaren ortaya çıkmıştır. “Yalnız çalışmak, beraber” konsepti ile ortaya çıkan ve esas olarak bir alandan çok çalışma yöntemini tanımlayan paylaşımlı ofisler, bir topluluk bilinci yaratmakta olup farklı disiplinler arasında da iş birliğini desteklemektedir. Yenilikçi iç mekânlar olarak da ele alınabilen paylaşımlı ofisler, geleneksel ofislerin sosyal izolasyon, düşük motivasyon ve düşük üretkenlik gibi olumsuz yönlerine de bir eleştiri olarak doğmuştur. Paylaşımlı ofislerin dört ana değeri işbirliği, topluluk, açıklık ve sürdürülebilirlik olarak ortaya konmaktadır.
Paylaşımlı ofis kavramı yönetim, kentsel tasarım, ekonomik planlama ve sosyoloji dahil olmak üzere birçok farklı disiplin tarafından ele alınmış olup iç mekân tasarımı sayıca henüz az ve gelişmektedir. İç mekân disiplininde yapılan çalışmalarda, mekânda kontrol sahibi olmanın kullanıcı performans ve memnuniyeti açısından olumlu etkileri olduğu görülmektedir. Bu çalışma, paylaşımlı ofislerde kullanıcıların kontrol konusundaki memnuniyetini analiz etmeyi amaçlamaktadır.
Yöntem olarak ise Evans ve McCoy’un 1998 yılında geliştirmiş olduğu “kontrol” modeli kullanılmıştır. Davranışsal, kararsal ve bilişsel olarak üçe ayrılabilen ya da nesnel ve öznel olarak ikiye ayrılabilen kontrol, farklı disiplinler tarafından ele alınmıştır. İç mekân tasarımı odağında düşünüldüğünde ise kontrol esneklik, iç mekân kalitesi, mahremiyet ve bölgeselcilik ile tanımlanmakta ve bu parametreler iç mekân kontrol analizi için kullanılmaktadır. Esnek bir mekân tasarımı ve mobilyaların ayarlanabilir, değişebilir, eklenebilir, çıkartılabilir ve hareket edebilir olarak yorumlanabileceği esneklik kavramına ek olarak iç mekân kalitesi ise ofis düzeni, ısıl konfor, hava kalitesi, görsel konfor ve akustik konfor ile değerlendirilmektedir. Mahremiyet ise konuşma mahremiyeti, akustik mahremiyet, görsel mahremiyet, bölgesel mahremiyet ve bilgi mahremiyeti olarak ele alınmaktadır. Bölgeselcilik ise fiziksel ya da sosyal elemanlar üzerindeki sahiplik derecesi olarak tanımlanabilmektedir.
Bu çalışma kapsamında İzmir’de bulunan Originn Coworking Offices kullanıcıları ile anket çalışması yapılmış olup ayrıca yöneticilerle mülakat yapılmış, kendilerinin gözlemleri ve kendilerine yapılan kullanıcı geri bildirimleri sorgulanmıştır. Sağlanan imkanlar, kullanıcı sayısı, iç mekân kullanım çeşitliliği, topluluk büyüklüğü ve firmanın çalışmaya gönüllü olmaları, alan çalışması seçiminde önem arz etmiştir. 2016 yılında üç girişimci tarafından kurulan Originn Coworking Spaces paylaşımlı ofislerinde sabit masa, kapalı ofis, paylaşımlı ofis ve sanal ofis imkânı olmak üzere toplam dört tip üyelik bulunmaktadır. Toplamda 40 sorudan oluşan ankette yedi ayrı bölüm bulunmaktadır. İlk bölümü oluşturan altı soru, üyenin cinsiyet, yaş, meslek, eğitim durumu ve üyelik tipi gibi demografik bilgilerine yöneliktir. İkinci kısmı oluşturan 31 soru ise beşli Likert üzerinden cevaplanmakta olup ikisi genel mekân tasarımı, ikisi esneklik, 17’si iç mekân kalitesi, dördü mahremiyet ve altısı de bölgesellik üzerinedir. En sondaki üç soru ise zorunlu olmayıp kullanıcıların genel memnuniyet ve beklentilerini öğrenmek üzere açık uçlu şekilde kurgulanmıştır. Tüm üyelere e-posta ile iletilen bu anketi toplamda 28 üye doldurmuştur.
Anket sonuçları sırası ile değerlendirildiğinde ise ilk parametre olan demografik verilerde kadın-erkek üyelerin neredeyse eşit olduğu, kullanıcıların çoğunun 20-29 yaş aralığında olduğu ve 30-39 yaş aralığının da kendilerini takip ettiği görülmektedir. Eğitim seviyesi olarak ise çoğu üyenin lisans mezunu olduğu görülmektedir. En çok tercih edilen üyelik tipinin ise ofis üyeliği olduğu verisi elde edilmiştir. Üyelik süresi olarak da üyelerin çoğunun 12 ay ve üzerinde bir süredir üye oldukları bilgisine erişilmiştir.
Kullanıcıların iç mekân kontrolü değerlendirmelerinde ilk kriter olan esneklik kavramında kullanıcıların mekânı açık ara büyük çoğunluğunun mekânın değişebilir ve değişimlere uyum sağlayabilir olduğu şeklinde yorumladığı görülmektedir. İç mekân kalitesi kontrolü bağlamında değerlendirildiğinde ise kullanıcıların yarısı ısıl kontrolden memnunken, diğer yarısı ise memnun değil veya çekimserdir. Hava kalitesi kontrolü açısından bakıldığında kullanıcıların büyük çoğunluğu bu anlamda kontrol sahibi oldukları bilgisini vermiştir. Görsel kalite açısından değerlendirildiğinde kullanıcıların çoğu mekânda yeterli yapay aydınlatma olduğu ve gün ışığına yeterli erişimleri olduğu fakat mekândaki yapay aydınlatma üzerine yeterli kontrole sahip olmadıkları şeklinde dönüş sağlamışlardır. Akustik kalite bağlamında değerlendirildiğinde ise kullanıcıların çoğunun mekânın sessizliği ve gürültü kontrolünden memnun olduğu gözlemlenmiştir. Mobilya ve mekânsal düzenleme olarak da kullanıcılar kontrol anlamında memnuniyetlerini iletmişlerdir.
Mahremiyet ölçeğinde kullanıcıların büyük çoğunluğu yeterli seviyede mahremiyete sahip oldukları ve özel-sosyal alan dengesinin başarılı şekilde sağlandıkları bilgisini vermişlerdir. Bölgesellik bağlamında ise çalışanların çoğu kendi alanlarını ve elemanlarını kişiselleştirebildikleri şeklinde olumlu değerlendirme yapmışlardır.
Özetlemek gerekirse, kullanıcıların çoğu; iç mekândaki kontrol seviyesinden memnun olmakta ve bu da iş memnuniyet ve üretkenliklerine olumlu şekilde yansımaktadır. Çalışmadan elde edilen sonuçlar ise literatür ile tutarlılık göstermektedir. Bu çalışmadan elde edilen bu sonuçların, yeni paylaşımlı ofis alanlarının tasarlanmasında ve mevcutlarının geliştirilmesinde katkı sağlayacağı düşünülmektedir. Ayrıca, bu çalışma paylaşımlı ofis iç mekânı ölçeğinde çalışmak isteyen araştırmacı ve akademisyenler için de açık mekân tasarım çözümleri, kullanıcı memnuniyet stratejileri ve kullanıcı davranış ve beklentileri anlamında temel oluşturmaktadır.









