Mimarlıkta Özgürlük Söylemi ve Özgürlükçü Tasarım Deneyimi: Eisenman Mimarlığı ve Katmanlama Yöntemi Üzerine Bir Eleştiri
Eisenman Mimarlığı ve Katmanlama Yöntemi Üzerine Bir Eleştiri
DOI:
https://doi.org/10.59215/tasarimkuram.dtj438Anahtar Kelimeler:
Aydınlanma- Frankfurt Okulu- Mimari Tasarımı- EisenmanÖzet
Çalışma, Aydınlanma fikrinin özgürlük anlayışı ve mite dönüşen yaklaşımı ile Eisenman mimarlığının, tüketim kültürü eşliğinde mite dönüşen özgürlük söylemini birlikte ele alarak özgün bir tartışma yaratmayı hedeflemektedir. Aydınlanma’daki özgürlük, bilimsel bilgi ve zihnin aydınlanmasıyla elde edilen temelinde aklın yer aldığı bireysel düşünce özgürlüğüne karşılık gelir. Kısacası özgürleşme, zihinsel bir üretim sonucunda elde edilir. Aydınlanma’nın amacı; aklın rehberliğinde insanoğlunu her türden mitten ve baskıcı gücün tahakkümünden kurtarmaktır; fakat Sanayi Devrimi’ni takiben yaşanan gelişmeler, Frankfurt Okulu’nun önde gelen teorisyenlerinden Horkheimer ve Adorno’nun deyimiyle yeni türden bir barbarlığın oluşmasına sebebiyet vermiştir. İnsanlığın bu yeni durumunu “mit Aydınlanmanın ta kendisidir ve Aydınlanma mite geri döner” diyerek özetlerler. Çalışmada, Aydınlanma düşüncesi ile mimari tasarım düşüncesinin özgürlük ve mite dönüşen yaklaşımı bağlamında benzerlik içerdiği düşünülmektedir. Şöyle ki; mimari tasarım düşüncesindeki özgürlüğün, temeli zihinsel üretime dayanan kavramsal tasarlama süreci ile elde edilebileceği öne sürülür. Her ikisinin de özgürleşmesi ve sınırlılıklarından kurtulması aklın varlığına bağlıdır. Geleneksel tasarlama sürecini, kavramsal tasarlama süreci ile değiştirerek tasarımı yeni olasılıklara açan, kavramsal tasarımın önde gelen isimlerinden Eisenman’ın mimarlığı çalışmanın örneklemini oluşturmaktadır. Amacı özgürlük söyleminin mimari tasarımdaki kavramsal çerçevesini çizmek olan çalışma, amacını gerçekleştirmek üzere Eisenman’ın mimari tasarımı sonsuz olasılıklara açan özgürleştirici kavramlarından biri olan “katmanlama (layering)”yı inceler; fakat Eisenman, mimari tasarıma yaptığı katkıların yanısıra 80 sonrasının yıldız mimarıdır. Kavramlarıyla tasarımda çığır açsa da, ürettiği mimari biçimler ve onların imgeleri, tüketim ediminin iyice arttığı 80 sonrası ekonomi politiğinde alınıp-satılabilir-tüketilebilir metalara dönüşme eğilimi göstermiştir. Dolayısıyla Eisenman mimarlığı -tıpkı Aydınlanma düşüncesinin mite dönüşümü gibi- bir süre sonra sermayenin tahakkümünde kendi mitine geri dönmüş gibi görünmektedir.









